Rotterdam’da Yaşam – Coşkun Gündüz

4 Nis 2017 5 min. read

Özgür Yazılım günlerinden tanıdığımız organizasyon insanı Coşkun Gündüz ile Hollanda’daki yaşamı ve Rotterdam’daki çalışma hayatını konuştuk.

Rotterdam’daki yaşamı, iş hayatını merak edenler ve burada yaşamayı düşünenler için yol gösterici olmasını umuyoruz.

Kısaca kendini tanıtır mısın?

2002’de Bilgi Universitesi’nden mezun olduktan sonra önce okulda Araştırma Görevlisi olarak çalıştım. 5 yıl çalıştıktan sonra yazılım piyasasına geçtim. Ödeme sistemleri üzerine çalışan bir firmada ürün mimari olarak çalıştıktan sonra Özgür Yazılım firmasında yazılım takım lideri olarak görev yaptım. O süreçte Hollanda’da bir iş buldum ve ailemle Rotterdam’a taşındım. Şu anda lojistik sektörü için SAAS ürünü geliştiren MP Objects firmasında yazılım mühendisi olarak çalışıyorum.

Hangi ülkede şansını denedin?

Belçika ve Hollanda’da iş aradım çoğunlukla. Amsterdam’da bir ödeme sistemleri firmasından teklif almıştım ama ailemle birlikte geleceğim için finansal olarak çok uygun değildi. Bir süre sonra Rotterdam’daki bir işe başvurum kabul edildi.

İş teklifini nasıl aldın, ne kadar sürede gittin?

Başlangıçta HR siteleri ve LinkedIn üzerinden başvurular yapıyordum. Zaten bir süre sonra HR şirketlerinin veritabanına giriyorsunuz ve artık onlardan size öneriler geliyor. Kabul ettiğim teklif de bu şekilde olmuştu. Bir HR firması aracılığıyla iş teklifi geldi. İster doğrudan firma olsun ister HR firması olsun önce bir HR elemanıyla muhatap oldum. Sonra bazen 2 bazen 3 teknik görüşme oluyor. Çoğunlukla bir de online sınav yaptım ya da verilen bir proje örneğini tamamladım.

Ne kadar sürede teklif alınacağı çok değişken ama her adım arasında en az bir hafta geçiyor diyebilirim. Eğer tüm adımlarda başarılı olduysanız, önce telefonla adımları geçtiğim ve teklif gönderileceği bilgisi sözlü olarak geliyor. Arkasından da yazılı teklif geliyor. Tabi bu da değişken olabilir ama son teklif mutlaka e-posta ile ve resmi bir imzalı doküman olarak geliyor. Hollanda özelinde, %30 vergi muafiyeti gibi bir avantaj var. Bazı koşulları sağlayarak geliyorsanız brüt maaşınızın %30’u vergiden muaf oluyor. Ayrıca bir miktar taşınma bütçesi aldım, bu bütçe ev eşyalarımı buraya getirmemi sağladı.

Gitmeden önce işten ve sosyal hayattan beklentin nasıldı?

Hollanda deyince herkesin aklına tabi Amsterdam geliyor ama ben Rotterdam’da olmaktan çok mutluyum. Amsterdam pahalı ve kalabalık geliyor. Özellikle İstanbul’dan geldiğim için sakin bir kent olmasını çok sevdim. Açıkçası kolay uyum sağlayan birisi olduğum için alışmakta çok zorlanmadım. İngilizce seviyem de yeterliydi, iş ortamında da arkadaşlarım sıcak karşıladılar.

Firmada Hollandalı olmayan tek personel bendim. Yemek kültürü biraz değişik olduğu için alışmak zaman aldı ama genele baktığınızda yeşil ve bisiklet dostu bir ülkede bulunmaktan mutluyum. İş teklifinden önce Rotterdam’a gelmemiştim. Hollanda ve Belçika’ya gelmiş ve turist olarak gezmiştim ama tabi turist olarak gelmekle yaşamak için gelmek farklı oluyor. Hep söylediğim bir söz var, insan iyiye çabuk alışıyor.

Türkiye ile karşılaştırdığında nasıl buldun?

Çok karşılaştırmamaya çalışıyorum. İstanbul’da son çalıştığım firma olan Özgür Yazılım’da çok mutluydum ama ülkede mutlu değildim. O yüzden iş ortamı anlamında arada uçurumlar olmadı benim için. Burada unvanların o kadar önemli olmadığını gördüm. Patronum da sabah bisikletle geliyor, gerektiğinde bulaşık makinesini boşaltıyor, neredeyse benim kadar kod yazıyor.

Mesai saatlerine o kadar önem verilmediğini gördüm. 8’de gelen de var 10’da da. Kimse neden geç geldin demiyor. Geç gelen nispeten geç çıkıyor ama işini geciktirmedikçe problem edildiğine şahit olmadım. Bir de evden çalışma konusu yaygın. Kadınlar zaten haftada 5 gün çalışmıyor pek. Bilhassa çoçuğu olanlar 3 ya da 4 gün çalışıyor. Erkekler de 5 gün çalışsa da 1 gününde evden çalışmak yaygın.

Yaşadığın zorluklar neydi?

Genel olarak bizi çok zorlayan bir konu olmadı açıkçası. Yazın havanın geç kararması çocuğu olanlar için biraz zor oluyor, çünkü çocuk uyumak istemiyor. Başlangıçta sağlık sistemine ve devletin işleyişine alışmak lazım. Bayağı bir kağıt işi var ama bir şekilde yapılıyor.

Birisi o ülkeye gitmek istese ona ne söylersin?

Ev tutacağı zaman ev sahibini ikna etmesi gerekecektir çünkü ister istemez biraz soğuk yaklaşıyorlar. Hollandalılar direkt insanlar, buna biz pek alışık değiliz. Ne düşünüyorsa bunu dolandırmadan söylüyorlar, bu başlangıçta biraz garip geliyor ama sonra alıştım. Hollanda’da yetişmiş personel kümesinde çok fazla uluslararası insan var o yüzden insanlar etrafında Hollandalı olmayan birilerini görmeye, onunla beraber çalışmaya alışkın. Stres olmaya hiç gerek yok.

Gitmeye karar verdiğin o güne dönsen kendine ne söylemek istersin?

Ne iyi ettim de geldim.

Comments 0
Write A Comment